Östrojen, bildiğimiz gibi kadınlarda yumurtalıklar tarafından salgılanan bir hormondur. Aslında sadece kadınlara özgü bir hormon olarak bilinen östrojen, erkekler tarafından da üretilirken; kadınlarda daha baskın bulunmaktadır.

Bu hormon kadınlarda; adet döneminden, hamilelik, kemik gücü ve sinir sisteminin düzenlenmesi gibi konularda destek olurken büyük rol oynamaktadır. Üretimi ve salgılanmasında kilo kontrolünden, antrenman sırasında ki performansınıza, hormon dengenize kadar birçok konuda oldukça etkendir.

Östrojenin yağ yakımını düzenleyen insan büyüme hormunu (HGH) üretimininde etkilidir… Steele ve arkadaşların yaptığı çalışmada; vücudumuz da yeteri kadar salgılanan östrojen hormonu, aslında yağ kaybını artırmaya etkendir. Çünkü insülin duyarlılığını arttırırken, hücresel yağ depolamasını azaltıyor ve iştahı baskıladığı belirtilmektedir. Bu durumu şöyle açıklayabiliriz; kadınlarda görülen PCOS rahatsızlığı veya menopoz gibi dönemlerin takibinde insülin regülâsyonunda meydana gelen insülin direnci bu duruma bir örnek olabilir.

Yapılması gereken doğru beslenme ve fiziksel aktivite faktörü ile östrojen seviyelerinin dengelenmesi gerekmektedir. Çünkü kadınlarda menopoz döneminde testosteron korunurken östrojen üretimi azalmaktadır. Bu süreç insüline karşı hassasiyetin azalmasına neden olarak; karın bölgesinde yağlanma ile sonlanmaktadır.

Peki Nelere Dikkat Etmeliyiz?

  • Basit karbonhidratlar bal, reçel, şeker, beyaz un gibi besinlerden uzak duralım; kompleks karbonhidrat içeren besinler tam tahıllar, kuru baklagiller gibi besinleri tercih edelim.
  • Menopoz döneminde kolesterol seviyesine oldukça dikkat etmeliyiz. Bu nedenle hayvansal kaynaklı besinleri kısıtlamak ve ihtiyacımız doğrultusunda tüketmek sağlığımız için oldukça önemlidir.
  • Haftada 2 kez balık tüketilmelidir. İçerdiği omega 3 yağ asitleri beyin fonksiyonları üzerinde, kemik sağlığında ve kan yağlarını düzenlemede oldukça etkili ve faydalıdır.
  • Kemik sağlığı için kalsiyum desteği mutlaka alınmalı. Özellikle günlük meyve öğünlerimizi bir porsiyon kalsiyum kaynağı ile tüketmek hem kemik sağlığı için hem de kan şekerimiz için oldukça etkili olacaktır.
  • Fiziksel aktiviteyi unutmayalım… Kas-kemik sağlığını korumak ve kilo artışını önlemek ve kontrol etmek için düzenli ve kontrollü fiziksel aktivite mutlaka yaşamımıza eklemeliyiz.

Menopoz semptomlarını minimuma indirmek için

Azalan östrojen düzeyi menopoz sürecinde oldukça yan etkiye neden olabilmektedir. Bu nedenle çalışmalarda fitoöstrojen besinlerin, pozitif östrojenik aktiviteleri ile menopoz döneminde görülen sıcak basması, gece terlemesi, uyku düzeninin bozulması, uykusuzluk, baygınlık, depresyon ve sinirlilik gibi belirtilere karşı koruyucu olabileceği yönünde sonuçlar mevcuttur. Bu besinler ise soya fasulyesi, chia, badem, barbunya, keten tohumu vs…

Yapılan çalışmalarda soya tüketen ülkelerde menopoza bağlı problemler minimum seviyede gözlemlenmiştir. FDA tarafından da önerilen ve onaylanan günlük 25g soya proteini tüketimi menapoz semptomlarının şiddetini ve LDL kolesterolünde azalma sağladığı için belirtilmektedir.

Fakat belirtmeliyiz ki tüketeceğiniz besinlerin porsiyonları kişinin yaş, kilo, boy, fiziksel aktivite ve var olan rahatsızlığına göre değişiklik göstermektedir.

Dyt. Öykü Yıldırım

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir