zayıflama ve hipotiroidi

 Zayıflama ve Hipotiroidi

Zayıflama ve Hipotiroidi İçin Önemli 5 Kural

Hipotiroidi, Haşimato ve hipertiroidi gibi tiroid kökenli otoimmün hastalıklar, zayıflama sürecini çoğu zaman beklenenden daha karmaşık hâle getirir. Bu yüzden “Az yiyorum ama kilo gitmiyor” ya da “Haşimato varken zayıflamak mümkün mü?” sorularını sık duyarız.

Üstelik mesele yalnızca kalori hesabı değildir. Tiroid bezi; metabolizma hızından sindirime, sinir sistemi aktivitesinden ruh hâline, kas kontrolünden enerji kullanımına kadar pek çok süreci yöneten hormonları üretir. Dolayısıyla tiroid hormonlarındaki küçük sapmalar bile enerji dengesini hızlıca değiştirir.

Tiroid bezinin yavaş çalışmasına hipotiroidi, aşırı çalışmasına ise hipertiroidi deriz. Bu dengenin takibini hekimler, hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonu üzerinden yapar. Sonuç olarak kilo kontrolüyle ilgili yaşanan güçlüklerin büyük bir kısmı bu hormonal tablodan beslenir.

Hipotiroidi Tablosunda Sık Karşılaşılan Bulgular

Bu tabloya eşlik eden belirtiler çoğu zaman benzer görünür ve zaman içinde yavaş yavaş belirginleşir. Örneğin:

  • Kilo vermeye karşı belirgin direnç
  • Kabızlık eğilimi
  • Zihinsel ve fiziksel yavaşlama hissi
  • Gün boyu süren yorgunluk
  • Ciltte kuruluk
  • Saçlarda cansızlaşma

Burada net olmakta fayda var: Hipotiroidide kilo problemi bir irade eksikliği değildir. Tedavinin temelini her zaman hekim tarafından düzenlenen ilaç tedavisi oluşturur. Ancak bununla birlikte beslenme ve egzersiz, tedavinin günlük hayattaki etkisini ciddi biçimde güçlendirir.

Kısacası, zayıflama ve hipotiroidi ilişkisinde klinikte sıkça gözden kaçan ama pratikte fark yaratan beş temel noktayı birlikte ele almak gerekir.

1. İyot ve Tuz: Uçlardan Kaçınmak

Tiroid hormonlarının sentezinde iyot gerekir. Ancak özellikle Haşimato tiroiditi olan bireylerde kontrolsüz iyot artışı otoimmün yanıtı alevlendirebilir. Bu nedenle burada hedef “tamamen kesmek” değil, dozu yönetmektir.

Bu noktada amaç:

  • İyotu tamamen dışlamak değil,
  • Gereksiz ve bilinçsiz takviyelerden uzak durmaktır.

Ayrıca iyot yalnızca sofra tuzuyla sınırlı değildir; balık, deniz ürünleri, süt ürünleri ve bazı tahıllar da önemli kaynaklardır. Bu yüzden belirleyici olan miktardan çok dengeyi koruyabilmektir.

2. D Vitamini: Metabolik Sinyallerle Yakından İlişkili

Son yıllarda yapılan çalışmalar, D vitamini eksikliği ile Haşimato tiroidi arasında anlamlı bir ilişki olduğunu gösterir. D vitamini yalnızca kemik sağlığını değil; bağışıklık yanıtını, leptin salınımını ve iştah regülasyonunu da etkiler.

Eksiklik durumunda:

  • Açlık–tokluk algısı zayıflayabilir,
  • Kilo kontrolü daha kırılgan hâle gelebilir.

Buna rağmen besinlerle destek her zaman yeterli olmaz. Bu yüzden çoğu bireyde kan düzeyine bakıp kişiye özel plan yapmak daha doğru olur.

3. Kalsiyum: Hipertiroidide Daha da Önemli

Hipertiroidi, özellikle Graves hastalığında, kemik mineral yoğunluğunu azaltabilir. Üstelik tabloya sıklıkla D vitamini eksikliği de eşlik eder.

Kalsiyum alımı:

  • Kemik kaybını sınırlamak,
  • Uzun vadede kırık riskini azaltmak

açısından önemlidir. Ancak kritik bir detay var: Kalsiyum takviyelerini tiroid ilacıyla aynı zaman diliminde almayın. Klinik rehberler, iki alım arasında en az dört saat bırakmanızı önerir.

4. Selenyum: Tiroid Enzimlerinin Sessiz Destekçisi

Selenyum, tiroid hormon metabolizmasında görev alan enzimlerin yapısında yer alır. 2018–2019 yıllarında yayımlanan randomize kontrollü çalışmalar ve meta-analizler, Haşimato hastalarında selenyum alımının tiroid antikor düzeylerini azaltabildiğini ve ruh hâlinde iyileşme sağlayabildiğini gösterir.

Bununla birlikte “fazlası daha iyi” yaklaşımı burada çalışmaz. Günlük ihtiyacı karşılamak için:

  • 1–2 adet Brezilya cevizi
    çoğu zaman yeterlidir.

Sonuç olarak takviye kullanacaksanız, dozu mutlaka bilinçli yönetin.

5. Magnezyum: Aktif Tiroit Hormonuna Giden Yol

Tiroid hormonlarının aktif formu olan T3’ün oluşumunda magnezyum rol oynar. Ayrıca yoğun stres, yüksek kafein tüketimi ve rafine beslenme magnezyum kayıplarını artırır.

Kabak çekirdeği, yeşil yapraklı sebzeler ve tam tahıllar iyi magnezyum kaynaklarıdır. Gerektiğinde destek planlamasını bireysel ihtiyaçlara göre yapın.

Goitrojen Besinler: Yasak Değil, Zamanlama Meselesi

Brokoli, karnabahar ve lahana gibi sebzeler goitrojen bileşikler içerir. Bu bileşikler iyot kullanımını baskılayabilir. Ancak bu, bu besinleri tamamen çıkarmanız gerektiği anlamına gelmez.

Burada dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:

  • Tiroid ilacı aldıktan hemen sonra tüketmeyin,
  • Sürekli ve yoğun çiğ tüketimden kaçının.

Beslenme Tek Başına Yetmez: Egzersizin Yeri

Beslenme, tiroid hastalıklarında önemli bir bileşen olsa da tek başına yeterli değildir. Klinik gözlemler ve sistematik derlemeler, düzenli ve doğru planlanmış egzersizin:

  • Kilo kontrolünü desteklediğini,
  • Yorgunluk hissini azalttığını,
  • Depresif belirtileri hafiflettiğini

ortaya koyar.

Ayrıca hipertiroidi dönemlerinde egzersiz; kaygıyı dengelemeye ve uyku kalitesini artırmaya yardımcı olabilir. Bu yüzden anahtar kelime doğru doz ve sürdürülebilirliktir.

Sorumluluk Beyanı

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tiroid hastalıkları kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu nedenle beslenme, takviye ve egzersiz planlamasını mutlaka hekim, diyetisyen ve egzersiz alanında yetkin bir sağlık profesyoneli ile birlikte yapın.

Kaynaklar

  1. Winther, K. H., et al. (2018). Selenium in thyroid disorders. Nature Reviews Endocrinology.
  2. Mazokopakis, E. E., & Kotsiris, D. A. (2019). Vitamin D and Hashimoto’s thyroiditis. Current Medical Research and Opinion.
  3. Taylor, P. N., et al. (2018). Global epidemiology of thyroid dysfunction. Nature Reviews Endocrinology.
  4. Ruggeri, R. M., et al. (2019). Physical exercise and thyroid function. Journal of Endocrinological Investigation.

Dart Training House