Genel, Zayıflama

Egzersiz Genetiği açısından sportif performans genleri

Egzersiz Genetiği

Egzersiz genetiği; sportif performasın ve sportif yeteneğin  doğuştan mı var olduğu, yoksa sonradan mı kazanıldığı her zaman tartışma konusudur. Bu yeteneklerin ve sonuçta ortaya konulan performansın bir limitinin olup olmadığı günümüzde hala tartışmalıdır. Son yıllarda gelişen genetik bilimi ve atletik performansı etkileyen genlerin tek tek tespit edilmesiyle, vücudun spor branşına ve antrenman programına verdiği fizyolojik tepkinin ölçülmesi, kas tiplerinin tespit edilmesi birçok faktörün DNA’larımıza kodlanmış olduğu ve genlerimiz tarafından kontrol edildiği gerçekliğini ortaya koymuştur.

Günümüzde kitleselleşen sportif etkinlikler insan yaşantısına yön veren kurumlardan birisi haline gelmiştir. Spor artık tamamıyla bilimsel teori ve metotların ışığı altında yapılan bir faaliyet alanına dönüşmüştür. Özellikle amaç yüksek performans olduğunda antrenörler sporcular başarı için her yola baş koymayı göze alabilmektedir. ‘’Egzersiz Genetiği’’ ve ‘’Gen Dopingi’’ işte tam bu noktada karşımıza çıkmaktadır.

Egzersiz Genetiği Açısından Sportif Alt Yapı Özellikleri

Sporda genetik altyapı özellikle kuvvet, dayanıklılık, kas kitlesi, kas liflerinin tipi ve oranları ile akciğer kapasitesi üzerinde büyük etki göstermektedir. Özellikle dayanıklılık sporları için gerekli olan kardiyopulmoner kapasite üzerindeki etkisi olduğuna dair önemli çalışmalar mevcuttur.

Sportif yeteneğin genetik bir aktarım ile doğuştan gelen bir etkimi ya da sonradan oluşan bir durum mu olduğu bununla birlikte sportif performansların bir üst sınırlarının var olup olmadığı önceden beri tartışılmış bir konu olmuştur. Son yıllarda gelişen genetik bilimi ve atletik performansı etkileyen genlerin tek tek tespit edilmesiyle, vücudun spor branşına ve antrenman programına verdiği fizyolojik tepkinin ölçülmesi, kas tiplerinin tespit edilmesi birçok faktörün DNA’larımıza kodlanmış olduğu ve genlerimiz tarafından kontrol edildiği gerçekliğini ortaya koymuştur.

Genler

Genler, ayrıca sporcu vücudunun antrenmana, beslenmeye ve diğer faktörlere nasıl ve ne şekilde cevap vereceğini de belirlemektedir. Örneğin, dayanıklılık için düşük genetik potansiyele sahip olan bir atlet, antrenmana daha iyi cevap verebilme potansiyeline sahip ise dayanıklılık için yüksek genetik potansiyele sahip atletten daha başarılı olabilmektedir.

Sportif Performans

Sportif kalıtsal özellikler kas kitlesi, kas lifleri, kardiopulmoner yapı patlayıcı güç ve dayanıklılık gibi özelliklerde büyük öneme sahip olduğu bilinmektedir. Genler, bir çok özelliklerinin yanı sıra sportif performans için bireyin antrenmana, alınan gıdaların vücut tarafından kullanımına ve antrenman sonrası iyileşme sürecine de etki sağlamaktadır.

Sporcunun genetik altyapısının sadece sporda üstün olabilmek için gerekli potansiyeli belirlediğini unutmamak gerekmektedir. Bir sporcu, rekorlar kırabilmek ve şampiyon olabilmek için gerekli genetik potansiyele sahip olsa bile, sağlıksız bir yaşam tarzı veya yetersiz egzersiz ile sportif performanslarında başarılı olamayacaktır.

Benzer şekilde, kısıtlı bir genetik potansiyele sahip olan bir sporcu düzenli bir yaşam tarzı ve bilinçli egzersiz ile branşında üstün bir performans sergileyebilecektir. Örneğin, atletlerdeki kas lifi dağılımı, atletin genetik potansiyeli ne olursa olsun, antrenman düzeyinin şiddeti, süresi ve sıklığına, ayrıca diyet ve diğer faktörlere bağlı olarak da değişim gösterecektir. Yani, genetik altyapı performans potansiyelini belirlemektedir ancak, güncel performans kapasitesi daha çok antrenman, pratik, motivasyon ve beslenme gibi diğer faktörlerden etkilendiği unutulmamalıdır.

Genetik Bilimi ve Egzersiz Genetiği Geleceği

Genetik bilimiyle spor biliminin buluştuğu noktada yaşanan gelişme ve yenilikleri izleyerek, dünyanın birçok ülkesinde uygulanan genetik taramalarla sporda yetenek seçimi yönteminin ışığında, spor alanlarındaki başarıların hedeflenmesi çok akılcı bir adım olarak kabul edilmelidir.

Ve sadece spor genetiği değil ama aynı zamanda Obezite Genetiği konusunda da benzer testlerle, obezite hastalığının genetik tanısı, gen yapısına uygun bireysel diyet ve egzersiz  programları düzenleyerek bu alanda bilimsel araştırma çalışmaları hızla gelişmekdir.

Küresel bir sağlık sorunu olan obezitede uygulanan genetik tanı yöntemleriyle, bireyin bireysel beslenme tarzı, kilo kontrol yöntemleri ve kişiye özel egzersiz programları planlanabilmekte ve obezite tedavisinde başarı oranları yükselmektedir.

Uzm.Dr.Onur ORAL

Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi

Spor Sağlık Ana Bilim Dalı

Bornova,İzmir