Genel

Bağımlılık Sarmalı

Anne, oğlunun sürekli bilgisayar başında olduğunu, bilgisayar başında değilken ise ya bir şey yapmadan oturarak televizyon başında durduğunu ya da mutfakta sürekli yemek yediğini söyledi. Çocuğunun hem yemek yeme hem bilgisayar hem de televizyon bağımlısı olduğundan kimseyi dinlemediğinden veya umursamadığından yakındı. Hatta nerede yanlış yaptıklarını sorarak yaşadığı durumu ağlamaklı bir şekilde anlattı. Annenin anlattığı hikayenin tamamını dinledikten sonra kendisine şu soruyu yönelttim; bağımlılık ne demektir? Anne kısa bir süre düşündükten sonra ‘alışkanlıklarımız’ cevabını verdi. Oysaki çoğumuzun düşündüğü gibi bağımlılık, alışkanlıklarımız yerine geçebilecek kadar tekdüze bir durum değildir, aksine hastalık olarak tanımlanacak kadar ciddi ve önemli bir durumdur. Toplumun geneli olarak ya yetersiz ya da yanlış bilgi sahibi olduğumuz bağımlılık mevzusunu gelin hep birlikte açığa kavuşturalım.

Bağımlılık Ne Anlama Geliyor?

Daha önce belirttiğimiz üzere bağımlılık bir çeşit hastalıktır. Bağımlı olan bir kimsenin, hayatla ilgili herhangi bir amaç ve beklentisi olmadığı gibi kendiyle ilgili ümidini yitirmiş, yaşam enerjisini kaybetmiştir. Her birimizin bağımlı olabilme ihtimali bulunur. Sosyoekonomik olarak maddi açıdan durumu düşük olan bir kişi bağımlı olabileceği gibi maddi durumu oldukça yüksek olan bir kimse de bağımlı olabilir. Eğitimsiz de eğitimli de. Herhangi bir sosyal statüye, eğitime veya maddi duruma bağlı değildir. Bağımlı olan kişi bağımlı olduğu herhangi bir nesne için onsuz asla yapamayacağını düşünür. Bağımlılık konusunda ise iyi ve kötü olmak üzere iki haberim var. İlk olarak kötü haberden bahsedecek olursak; bağımlılık bir kez geliştirdikten sonra kişi bir daha tamamen iyileşme gösteremez. İyi haberim ise; tedavi ve destek alınarak bağımlılığın ne şekilde kontrol altına alınabileceği öğrenilebilir.

Bağımlılık çeşitleri ise;

  • Yeme bağımlılığı
  • Cinsel bağımlılık
  • Kimyasal bağımlılık(sigara, alkol, madde gibi)
  • İnternet ve teknoloji bağımlılığı
  • Spor bağımlılığı
  • Kumar bağımlılığı
  • Alışveriş bağımlılığı

Ve ilerleyen her gün bu listeye yeni bir bağımlılık çeşidinin eklenmesi hem endişe verici hem de fazlasıyla üzücü bir durum. O halde bağımlılık raddesine nasıl geliyoruz?

Nasıl Bağımlı Oluyoruz?

  • İlk olarak bir kereden hiçbir şey olmaz düşüncesiyle başlıyoruz.
  • Sosyalleşmek veya arkadaş ortamına dahil olarak ayak uydurmak için ara sıra kullanıma devam ediyoruz.
  • Daha sonra amaç bir çeşit yoksunluğu bastırma ve haz alma noktasına kadar ilerliyor.
  • Ve son olarak bir bakmışız ki bağımlılığa adım atmışız.

Bağımlı Kişinin Karakteristik Özellikleri

  • Kesinlikle bağımlı olduğunu kabullenmezler.
  • Bağımlı oldukları nesneyi veya şeyi hemen kesme amacında değildirler.
  • Bağımlı bulundukları nesnenin onlara zarar verdiğini inkar ederler.
  • Psikolog ya da psikiyatristlerden kaçarlar.
  • Bağımlı oldukları şeyi kesseler de yine başka herhangi bir nesneye başvurmaya meyillidirler.
  • Yaşam tarzlarını değiştirmeyi asla düşünmezler.
  • Yardım gruplarının gerekli olmadığını düşünürler.
  • Her zaman başkalarını suçlarlar.
  • Kendileri istedikleri vakit bırakabileceklerini inanç duyarlar.
  • Bağımlı olan arkadaş gruplarıyla görüşmeyi kesmezler.
  • Sınırları zorlama davranışı sergilerler.
  • Tehditkardırlar.
  • Tedaviye olumlu yaklaşmazlar veya tedavilerde düzensizdirler.

Ülkemizde Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin raporlarına bakıldığında 2004-2013 tarihleri arasında alkol, uyuşturucu madde ve sigara gibi kimyasal madde bağımlılığının %200 arttığı görülür.

Yine TÜİK’in raporlarına göre; 2015’te 16-74 yaş arasındaki internet kullananlar %55,9’a kadar ulaşmış olup, 10 hanenin 7’sinin de internete erişim olanağı bulunuyormuş.

Avrupa Çevrimiçi Çocuklar Araştırması’nın 2015 verilerine göre; ülkemizde çocukların %25’i internet bağımlısıdır. Tüm bu veriler kanıtlıyor ki, toplumun büyük çoğunluğu çeşitli bağımlılıklara yaşam sürüyor veya savaşıyor. Peki, ne oldu da bizler bu hale gelebildik, nerede yanlışlar yaptık?

Yazımın girişinde de anlattığım hikâyede, biz nerede yanlış yaptık sorusunu yönelten annenin değil, her birimizin bu konu üzerinde uzun soluklu düşünerek kafa yorması gereken bir soru bu. Sizler de kendinizde veya çevrenizde herhangi bir bağımlılık sinyali tespit ettiğinizde lütfen geç olmadan bir uzmana danışın.

Pınar Holt
Yazar