Yapılan her şeyin gösterildiği, süslendiği ve abartıldığı bu dönemde, aklıma bir soru geldi.

Neden antrenman yapıyoruz? Amaç sadece sağlık mı?

WHO (World Health Organization-1946) sağlığı “Sadece bedenen hasta olmamak değil, fiziksel, akılsal ve sosyal açıdan da tam bir iyilik hali içinde olmak.’’ şeklinde açıklamıştır. Fiziksel sağlığımızı korumamız için antrenmanımızı yapıyoruz, beslenmemize dikkat ediyoruz bunlar çok güzel fakat işin bir diğer kısmı ruh sağlığımız. Her zaman ‘’Sağlam kafa, sağlam vücutta olur’’ sözünü feyz almışımdır ve antrenmanın psikolojik yönü biraz daha ilgimi çekmiştir. Yaptığımız eylemin önce bizi mutlu etmesi daha sonra bizim mutluluğumuzun insanlara yansıması gerektiğine inanıyorum. Bir amaç doğrultusunda ilerlemek bizi her zaman hedefe götürür fakat hedefe giderken belirlediğimiz amaçlar çok önemlidir.

Bireyin daha sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi, daha doğru nefes alması, daha dik durması, kendisi için ideal bir duruşa ulaşması, esnekliğinin artması, hareketli bir hayat rutininde olması, kuvvetli ve dengeli olması, motivasyonunun ve ruh sağlığının iyileşmesi, yataktan yorgun uyanmaması, kendini zinde ve formda hissetmesi gibi pek çok sebep sıralayabilirim.

Turner’a göre ise; 20. yüzyılın sonralarına doğru kadın bedeni ticarileştirilmiş ve popüler kültürün pazarlama aracı haline getirilmiştir. Antrenman yapma amacımızın temelinde belki de viral reklam çalışmaları sonucu oluşturulan balon ihtiyaçlarımız olabilir. Daha çok talep görmek, beğenilmek ve daha nicesi…

AMACIMIZ SADECE DAHA SEKSİ OLMAK MI?

Sadece plaja hazırlanmak, kendini sadece “O bikiniyi fazlalıklarım olmadan giyiceğim” diye büyük bir psikolojik girdaba sürükleyen ya da “Daha güçlü olmalıyım, en büyük kaslar bende olmalı.” diye antrenman yapmak ne kadar doğru? Antrenmanı sadece günlük hareketinizi yapmak için zorunlu bir eylem olarak düşünmek yerine, bedeninizi ve ruhunuzu saygı gösterdiğiniz, gerçekten kendiniz için günün bir bölümünü ayırarak, kendi istediğinizle yaptığınız bir eylem olduğunu unutmadan yapmalısınız. Birileri gibi olmaktan daha çok, kendiniz gibi olup kusurlarınızı sevip, onlarla barışıp, en idealine ulaşmaya çalışırsanız gerçek motivasyona ulaşmış olursunuz. Plaj meleği ve Herkül’ü olmak yerine kendiniz olun, bedeninizi sevin. En iyisi olmak zorunda değiliz.

Belki de tüm meselen “BEN” olabilmektedir.

Kendinizi sevin…

HAREKETE ODAKLANIN !!!

Egzersiz Uzmanı ve Pilates Eğitmeni

Ilgım Türkan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir