Polikistik Over Sendromundan Korkmayın

Polikistik over  sendromu (PCOS), doğurganlık çağına erişen
birçok kadında gözlenen bir endokrin rahatsızlıktır. Over (yumurtalık),
döllenmeden hormonların üretimine kadar birçok görevi vardır. Polikistik over
sendromuna sahip olan kadınlarda yumurtlama genellikle gerçekleşmez dolayısıyla
adet düzensizliği başta olmak üzere birçok hormonel rahatsızlıkları beraberinde
getirir.

Kadınlık hormonu olarak bilinen
östrojen PCOS da salgılanamadığı için ileri dönemlerde aşırı tüylenme, sivilcelerde
artış, gebe kalamama, yumurtalıklarda kist ve bunlarla beraber obezite
(özellikle abdominal obezite), insülin direnci gibi belirtilerle kendini
gösterebilir.

Yapılan çalışmalar da üreme çağındaki kadınların %5-10’unda PCOS görüldüğü ve bu
bireylerin %50-65 obezite,  % 30-70’inde
insülin direnci, % 7-10’unda ise Tip 2 Diyabet ve tüm bu endokrin ve metabolik rahatsızlıklara
eşlik eden hirşutismus (aşırı tüylenme) PCOS da gözlemlendiği belirtilmiştir.

Polikistik over sendromlu kadınlarda metabolik
risk gelişimi oldukça yüksektir. Bunların başında diyabet,  insülin direnci ile obezite gelmektedir.
Dolayısıyla bireylerin beslenme programlarına dikkat etmeleri oldukça önemli.
Çünkü oluşan riskler ve endokrin rahatsızlıklarla beraber kilo vermeye direnç gelişebilir.

Peki beslenme programı nasıl olmalı

Yapılan bir başka çalışmada PCOS rahatsızlığına sahip ve aşırı kilolu kadınlarda yüzde 5’lik kilo kaybının âdet
döngülerini ve yumurtlamayı düzeltebileceği çalışmalarla gözlemlenmiştir. Dolayısıyla
öncelikle kilo artışı kontrol altına alınmalı.

  • Lif tüketimine dikkat
    edilmeli… Lif tüketiminde sıvı alımı ise en önemli detaylardan. Çünkü lifli
    besinler (meyve, sebze, yulaf, tam tahıllı ürünler) tüketirken sıvı
    alınmadığında konstipasyonda (kabızlık) ile karşılaşma ihtimali yüksektir.
  • Aşırı yağlı
    besinlerden kaçınılmalı… Özellikle çikolata gibi kompleks besinlere dikkat
    edilmeli… Yağlanma artıkça hormon düzensizliği ve metabolik rahatsızlıklarda
    artış gözlemlenmektedir.
  • Eğer ki insülin
    direnciniz varsa özellikle öğlen öğünleriniz protein ağırlıklı; akşam
    öğünlerinizde ise sebze ağırlık olarak planlamalısınız.
  • Kan şekerinizde ki
    dalgalanmaları önlemek için karbonhidrat alımınız kompleks karbonhidratlar yana
    olmalı ve her sağlıklı bir beslenme programında olduğu gibi rafine besinlerden
    uzak durulmalı.
  • Hormon sağlığı için
    Omega-3 tüketilmeli… Haftada 2-3 kez balık tüketimi ile ceviz, fındık,
    avakado, semizotu gibi besinler LDL kolestrol ve trigliseridler için oldukça önemlidir.

Beslenmenize Antiinflamatuar Besinler
Ekleyin…

PCOS durumunda vücutta düşük dereceli
inflamasyon oluşabilmektedir. Bu durum karşısında tüketeceğiniz antiinflamatuar
besinler bu durumu baskılayacaktır. Peki bu besinler nelerdir?

  • Soğan,
  • Sarımsak,
  • Ananas,
  • Zerdeçal,
  • Zencefil,
  • Yoğurt gibi besinler
    içeriği yüksek besinlerdir.

Ara öğününüze ekleyeceğiniz ananas ve
yoğurt ikilisi veya yemeklerinize eşlik eden sarımsaklı, baharatlı yoğurt ile
öğünlerinizin antiinflamatuar etkisini artırabilirisiniz.

Belirtmeliyim ki süreçte doktor kontrolü
olmadan ilerlemek doğru olmayacaktır ve unutmayın ki,
doktor ve diyetisyen kontrolünde olan rahatsızlıklarınıza antrenman programınız
eşlik ettiği sürece kilo vermenize hiçbir durum engel değildir.

Dyt. Öykü Yıldırım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir