Genel

Obezite Önlenmesinde Egzersizin Önemi

Obezite Önlenmesinde Egzersizin Önemi

Obezite yaşantı modeli değişimi içerisinde önemli bir yer tutan aktivite artışı ve egzersizin olumlu bir kilo verme programında rolü oldukça önemlidir. Kalori değerleri sınırlandırılmış bir beslenme programı ile birlikte uygulamaya konulduğunda bütünsel bir zayıflama programını elde edilmiş olunur.

Obezite tedavisinde egzersiz büyük önem taşır. Obez bireyler genele bakıldığında normalden çok daha az aktivite ve hareket durumunda bulunurlar. Fakat kalori değerleri sınırlandırılmış bir beslenme programı ile birlikte çok ağır egzersiz programı içerisine girilmesi de doğru kabul edilmez.

Obez bireylerde kabul gören gerçeklerden en önemlisi fiziksel aktivitenin arttırılmasıdır. Durağan yaşam sürenlerde hipertansiyon gelişme riski %20-50 oranında artar. Artmış fiziksel aktivite insülin duyarlılığını arttırır. Dislipidemi düzelir. Kan basıncı-5.7/-5.7 mmHg düşer. 6 ay sonra ise-13.5/-11.8 mmHg düşer. Aerobik egzersizle kan basıncı 4-10 mmHg azalır. Arter vasodilatasyonu artar. Arter kompliansı iyileşir. Önerilen haftada 3 kez 40-60 dakikalık tempolu bir yürüyüştür.

Dünya Sağlık Örgütü, vücut kaslarının enerji harcayarak gerçekleştirdiği tüm hareketleri fiziksel aktivite olarak tanımlamaktadır. Egzersiz veya spor ise süresi ve şiddeti planlanarak uygulanan fiziksel aktivite türüdür.

Metabolik, psikolojik ve fiziksel sağlığı korumak için yapılacak en yaygın ve en pratik fiziksel aktivite uygulaması yürüyüş yapmak son derece etkin bir yöntem olarak göze çarpmaktadır. Düzenli yürüyüş yapmak, küresel bir epidemi olarak insan sağlığını tehdit eden obezite problemininin de önlenmesinde bilimsel bir tedavi yöntemidir.

Obezite vücutta aşırı yağ depolanması ile ortaya çıkan, fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olabilen bir enerji metabolizması bozukluğudur. Tüketilenden daha fazla enerji alınması obezitenin en önemli nedenidir. Beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıklarındaki değişmeler obezitenin daha sık görülmesine neden olmaktadır.

Obezite insan sağlığını tehdit eden birçok hastalığa zemin hazırlamaktadır. Örneğin, hipertansiyon, dislipidemi, Tip 2 diabetesmellitus, koroner kalp hastalığı, inme, safra kesesi hastalıkları, osteoartrit, uyku apne, respiratuar problemler ve meme kanseri, prostat kanseri, kolon kanseri gibi hastalıklarla birliktedir.

Obezite aşırı kilodan ayırt edilmelidir. Bunun ayrımı beden kütle indeksinin (BKI) hesaplanması (BKI= kilo (kg) / boy (m2)) ile yapılmaktadır. Beden kütle indeksinin 20-25 kg/m2 arasında olması sağlıklı kilo anlamına gelirken, BKI’nin 25-27 kg/m2 olması olası artmış risk, vücut kitle indeksi  27-30” kg/m2 olması obezite anlamına gelmektedir

Kilo Kaybında En Etkili Sonuç

Kilo kaybında en etkili sonuç, kalori kısıtlamasına ek olarak örneğin düzenli yürüyüş yaparak artmış fiziksel aktivite ve davranış değişiklikleri ile alınmaktadır. Artmış fiziksel aktivite sonucu kilo kaybı ile birlikte; HT, insülindirenci, dislipidemi ve yükselmiş kan şekeri düzeyleri gibi kardiyovasküler hastalık risk faktörleri üzerindeki olumlu değişikliklerin vücut ağırlığı veya kompozisyonundaki değişikliklerden bağımsız olduğu gözlenmiştir.

Düzenli yürüyüş yaparak Fiziksel aktivitenin yoğunluğunu belirlemede pratikte kalp hızı (= nabız sayısı) kullanılır. Sağlıklı bireyler için fiziksel aktivite sırasında ulaşmaları beklenen maksimum kalp hızı, [(220-yaş) x 0.7(%70’lik oksijen kapasitesi)] formülü ile hesaplanmaktadır. Sağlıklı bir yaşam sürmek isteyen veya kilo kontrolünü hedefleyen bireyler için günlük yürüyüşler en pratik fiziksel aktivitedir.

Sağlıklı yaşam ve obezite kökenli hastalıkların önlenmesinde en akılcı önlem, haftada 3 gün 30 dk. yavaşyürüyüşle başlayıp haftada 5 gün 45 dk. tempoluyürüyüşler önem taşımaktadır. Bu tip bir fiziksel aktivite sağlıklı beslenmeye ek olarak 100-200 kcal’lik bir kayıp sağlar. Uzun süreli fiziksel aktivite için hedef her gün 30 dk. yürüyüş olmalıdır.

 Sonuç olarak, sağlıklı bir toplum için fiziksel aktivite ve fiziksel aktivite için de en azından düzenli yürüyüşlerin tüm bireyler için yaşamsal önem ve anlam taşımakta olduğu bilinciyle, fizik aktivite ve egzersizi yaşamsal alışkanlıklarımzın  bir  parçası olarak düşünmeliyiz. 

Uzm. Dr. Onur Oral