Bağışıklık Sistemi, Kışa Hazırlık ve Covid-19

Her yıl mevsim geçişlerinde özellikle de kış aylarına girerken ve soğuk hava kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladığında bizim de endişelerimiz başlar. Vücudum kışa hazır mı? Bağışıklık sistemim yeterince güçlü mü? Bu sene üstüne bir de uluslararası bir salgın ile mücadele ediyoruz ve haliyle korkularımız daha da kuvvetlendi.

Doğru çalışan bir bağışıklık sistemi sizi Covid-19’a yakalanmaktan korumaz, virüsle başa çıkabilmenizi sağlar. Sizi ancak sosyal mesafe kurallarına uymak ve maske takmak koruyabilir.

Peki ne yapmalıyız?

Bu sorunun cevabına gelmeden önce bağışıklık sistemimizin nasıl çalıştığını anlamaya ihtiyacımız var. Bağışıklık sistemi nasıl çalışır ve gerçek anlamda bağışıklık güçlendirici bir yöntem veya besin varlığından bahsedebilir miyiz? Bağışıklık, uyguladığımız herhangi bir yöntemle doğrudan gelişmesini ve güçlenmesini sağlayabileceğimiz bir yolak değil karmaşık bir sistemler ağıdır.

Vücudumuz bir patojen ile karşılaştığında onun tanınmasını ve etkinlik göstermesinin engellenmesini sağlar. Bunu başarabilmesi için güçlü, agresif bir bağışıklık yanıtına ihtiyacımız yoktur.

İhtiyacımız olan dengeli ve doğru çalışan bir sistemdir.

Dolayısıyla mevsim değişirken veya bir salgınla savaşırken birkaç besinin tüketimini artırarak “bağışıklık” sağlamak gibi bir durumdan bahsedemeyiz. Yapmamız gereken sağlıklı beslenmeyi bir yaşam tarzı haline getirmek, vücudumuzun iç dengesini sağlamak ve bağışıklık sistemimizin askerlerini her an çıkabilecek bir savaşa karşı hazırda tutmak!

Sağlıklı beslenme dediğimizde, tüm besin gruplarının dengeli ve düzenli dağıldığı bir beslenme modeli benimsemek, olabildiğince doğal kaynaklardan elde edilen ve mevsimine ait besinleri tüketmek gibi bir anlayıştan bahsediyoruz. Buna hepimiz aşinayız. Bununla birlikte, birçok hastalığın gelişmesine sebep olan ve bağışıklık yanıtını meşgul eden enflamasyon dediğimiz iltihaplanma durumunu azaltan ve serbest radikallerin hücre bazındaki yıkıcı etkisine karşı savaşan besinlerin tüketimini artırmamızın sağlığımıza olumlu etkisi olacaktır.

Öte yandan tip-2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve obezitenin, bağışıklık sistemini zayıflatabildiği göz önünde bulundurarak ilave şeker, işlenmiş et, trans yağlar ve rafine karbonhidratlardan uzak durmak gereklidir.

Herhangi bir besin takviyesinin fazladan alınmasının bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasını sağlayacağını söyleyemeyiz. Ancak bazı vitamin ve mineral eksikliklerinin hastalıklara yakalanma riskini artırmakla ilişkilendirdiğini biliyoruz.

  • Dokuların sağlıklı kalmasını sağlayan A vitamini. (Tatlı patates, havuç ve patateste bulunur.)
  • Hücre hasarıyla savaşan E vitamini. (Zeytinyağı, somon, fındık, badem gibi sağlıklı yağ kaynaklarında bulunur.)
  • Enfeksiyonlarla savaşan D vitamini. (Somon, mantar, süt ve tahıllarda bulunur.)
  • Metabolizmayı hızlandıran ve yara iyileşmesini sağlayan çinko. (Kabuklu deniz ürünleri, kuru baklagiller ve kabuklu yemişlerde bulunur.)
  • Beyaz kan hücreleri (bağışıklık sistemi elemanları) miktarını artıran ve hastalık süresini kısaltan C vitamini. (Turunçgiller, kivi, domates, kırmızı ve yeşil biberde bulunur.)

Bu besin öğelerini yeteri miktarda almadığınızı düşünüyorsanız bulundukları besinlerin tüketimini artırmanız hatta gerektiğinde takviye olarak almanız, vücudunuzun hastalıklara karşı doğru ve yeterli tepkiyi verebilmesini sağlayacaktır.

“Salgın Hastalıklar ve Enfeksiyon Riskine Dair: Egzersizin Artı ve Eksik Yönleri” blog yazımızı okumak için tıklayın.

Not: Doğru çalışan bir bağışıklık sistemi sizi Covid-19’a yakalanmaktan korumaz, virüsle başa çıkabilmenizi sağlar. Sizi ancak sosyal mesafe kurallarına uymak ve maske takmak koruyabilir.

Güvende ve sağlıkla kalmanız dileğiyle.

Nazlıcan Dilber

Diyetisyen 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir