“PLATO ETKİSİ” – HIZLI KİLO VEREMİYORUM

“Aylardır Kilom Aynı Yerde Sayıyor.” ✓Instagram motivasyon hesapları takip edildi. ✓Antrenman ve Beslenme desteği için profesyonellere başvuruldu. ✓Market alışverişi tamam. ✓Renk renk taytlar, şortlar sipariş edildi. ✓Her sabah yumurtalar özenle kesildi ve tabak süslemenin bir sanat olduğu fark edildi. ✓Yakılan kalori, yapılan öğün instagram hikayesi olarak paylaşılmaya başladı....

“15 Yaşındayken Hayat Çok Zor…”

Dış görüşünün oldukça önemli olduğu zamanlar öyle değil mi? 16 yaşındayken daha zor... Biliyorum… Genç kadınlar boyum uzayacak mı kaygısı taşırken, bir yandan “daha zayıf olmalıyım…” düşüncesi içinde kaybolur giderler. Genç beylerimiz ise “daha kaslı olmam lazım…”  daha güçlü görünmem lazım kaygısı başlıyor. 17 yaşında hayat çok zor......

KRİZİ FIRSATA ÇEVİRELİM Mİ?

Hiç beklemediğimiz, bir sürü planlar yaptığımız bir dönemden evlerimize izole olmaya geçtiğimiz hızlı bir döneme girdik.. Oysa hepimiz sahilde koşmayı, sevdiklerimiz ile çimlere yayılıp zaman geçirmeyi ve baharın tadını doyasıya çıkarmayı düşünüyorduk.. Yaza hızlı bir hazırlık yapmak kafamızdaki düşüncelerden biriydi. Yoğun bir  diyet ve antrenman döngüsüne girmeyi planlıyorduk....

“Biz gençlik yıllarımızda…”

İlerleyen yaş ile birlikte kas kütlesinde azalma, kemik yoğunluğunun düşmesi, tendonlarda kısalık, bağlarda elastikiyet kaybı, kıkırdak hasarı gibi pek çok problemle karşı karşıya kalırız. Artan riskler bizi çeşitli pek çok metabolik ve ortopedik probleme duyarlı hale getirir. Peki büyüklerimizden sık sık duyduğumuz bahaneler? “Yaşlandım artık hareket etmek tehlikeli…”...

MTV AÇIP, TELEVİZYON KARŞISINDA DANS ETMEK…

“80’lerin sonu, 90’ların başında çocuk olmak MoonWalk yapmış olmayı gerektirir...” 80’lerin ortası, 90’lar.. Buralarda çocuk olmak hep başkadır diyor herkes... Biraz bundan bahsetmek istedim. Hayatımıza moonwalk yürüyüşü ile 1983 yılında girdi M.Jackson. Dünyada dansa başka bir bakış gelişti. Yepyeni bir akım doğdu aslında. O zamanın çocukları tabi telefon...

HAYAT EVE SIĞAR MI?

  “ O kadar hızlı yaşıyoruz ki yanından geçip gittiğimiz insanları, başımızın üstünde süper kahramanlara benzeyen bulut kümelerini, sevdiklerimizin anlarını, derin nefes almayı, yasemin kokusunu kaçırıyoruz… Biraz yavaşlamak, fark etmek ve hissetmek istiyoruz…” Ekipçe belki de düne kadar hissettiklerimizin tam olarak ifade edilişi böyledir. Ya şimdi? Yavaşladık ve...