İlerleyen yaş ile birlikte kas kütlesinde azalma, kemik yoğunluğunun düşmesi, tendonlarda kısalık, bağlarda elastikiyet kaybı, kıkırdak hasarı gibi pek çok problemle karşı karşıya kalırız. Artan riskler bizi çeşitli pek çok metabolik ve ortopedik probleme duyarlı hale getirir.

Peki büyüklerimizden sık sık duyduğumuz bahaneler?

  • “Yaşlandım artık hareket etmek tehlikeli…”

Literatür çalışmaları düzenli egzersiz yapmaya başladığınızda, kalp ve damar hastalıkları, demans ve diyabet gibi hastalıkların gelişim risklerinin azalttığını bildirmektedir. Daha dinamik hissetmek, eklem ağrılarından uzaklaşmak ve özgürce hareket edebilmek oldukça keyifli öyle değil mi?

Unutmayın vücudunuz hareket etmek için tasarlanmış harika bir sistem.

  • “Annecim çok dolaşma, takılır düşersin…”

Yaş ilerledikçe kemik mikromimarisinde azalma ve denge fonksiyonlarında zayıflıklar meydana gelir. İlerleyen yaşlarda bireyler için egzersiz yapmak kaygı verici olabilmektedir.

Denge mekanizması, eklem-sinir uçları ve tendonlar aracılığı ile hareket bütünlüğünün hissedilebilmesi, algılanma süreci ve kasın reaksiyon zamanı gibi oldukça geniş bir kavramla ele alınır. Uzay-konum ilişkisini algılayan “propriosepsiyon” dediğimiz özduyu süreci vücut farkındalığı için oldukça önemlidir.  Bu süreç detaylara ve kısa süreli bilgiye bağlıdır. Kapı eşiğine takılıp, düşen büyüklerimiz “ne zaman, ne hızla ve nasıl hareket edebileceği” sorusuna oldukça geç refleks gösterirler.

  • Peki dengenin kullan ya da kaybet becerisi olduğunu söylesek?

Centers for Disease Control & Prevention 65 yaş üstü her dört yetişkinden birinin düşerek kalçasını kırdığını belirterek, genel kafa travmalarını azalan denge fonksiyonları ile ilişkilendiriyor.

İlerleyen yaşlarda basitten, karmaşığa doğru zamanla geliştirilen egzersizler dengenin yeniden kazanılması için çok önemlidir.

  • “Ben eskiden karşı kıyıya kadar yüzer, geri dönerdim ama artık eskisi gibi değilim egzersiz yaparken çok sıkılıyorum…”

İki poşeti kapıdan, mutfağa taşımak ya da 50 metre yüzünce nefes nefese kalmak dikkat dağıtıcıdır ve motivasyon için olumsuz olabilmektedir.

Bağımsız ve özgür bir yaşam için eklemlere “bükülebilme” görevini hatırlatmak, akciğer kapasitemiz için aerobik aktiviteler (yürüyüş gibi…) yapmak iyi bir başlangıçtır. Yürüyüş sonrası televizyon izlerken eklemlerinizi hareket ettirebilirsiniz.

Düşük şiddetli egzersizler;  egzersizleri sürdürülebilir hale getirmek için iyi bir başlangıçtır. Sevdiğiniz birkaç kitabı okurken, omuz eklem açıklığınızı arttırabilirsiniz.

Unutmayın; yeterli egzersiz yaşam kalitesi için önemlidir. Sabırlı olun!

  • “Dizlerim çok ağrıyor! Egzersizi düşünmek bile canımı yakıyor!”

Egzersiz yapmak, ağrı eşiğinizi yükseltir. Biraz sabırlı olmak, ağrı algısını yönetmek için en büyük desteğiniz olacaktır. Egzersiz yaptıkça kendinize ve vücudunuza olan güveniniz artacaktır.

Hareket etmek isterseniz;

Örnek egzersiz görsellerini aşağıya bırakıyoruz. 10-12 şer tekrardan günde 2 kere uygulayabilirsiniz.

 

 

Dart Training House Ekibi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir